






|
||
| GDO'da Algı Operasyonları | ||
| Ali Atıf Bir adında biri, geçenlerde Bugün gazetesinde bir yazı yazmış; | ||
| SAĞLIK Haberi | ||
![]() |
||
| |
||
“GDO gibi bir şahane teknolojiye neden karşıyız? Neden GDO düşmanı bir nesil yetiştiriyoruz? Neden böylesine bir konu kalkıp milli güvenlik sorunu oluyor? Tarım Bakanını çok severim, bu saçmalığa bi dur desin…” türünden bir zevzeklik fırtınası estirmiş. Saçmalamış mı? Hayır, bu saçmalama değil, bu yazı açık bir propaganda yazısıdır. Bu yazı, çok açık olarak, tohum şirketlerinden alınan para ile yazılmış bir şaklabanlık ürünüdür. GDO ve tohum konusunu, yeni başlayanlar için, çok kısa ve basit olarak anlatmaya çalışayım. GDO, Genetiği Değiştirilmiş Organizma demek. Neden bu kadar popüler oldu bu konu? Çünkü, küresel ölçekte tarım biçim değiştirdi. Eskiden tarımı çiftçi denilen, köyde yaşayan insanlar yapardı. Şimdi, tarım endüstri oldu, adına da gıda üretimi denildi, küçük çiftçi devreden çıktı, üretim büyük şirketlerin eline geçti. Adam baraj müteahhidi, bir bakıyorsun dev seralarda domates yetiştiriyor; adam yol müteahhidi, bir bakıyorsun Adana’da binlerce dönüm portakal bahçesi almış. Adam Koç, Sabancı, Zorlu, George Soros, Arap şeyhi, Rus milyarderi… bir bakmışsın domatesi ekip, salça yapıyor, hayvan çiftliği kuruyor, kahve yetiştiriyor… Şimdi, bu işin bir tarafı. Koy cebe: tarım – ziraat bitti, endüstriyel gıda üretimi devri başladı. Eskiden köylü tarlasına ürün eker, ektiği ürünün bir bölümünü de tohum diye bir sonraki yıla saklardı. Kendi tohumu bozulursa, konu komşuda, o yıl bereketli olmuş tarlanın tohumundan alır veya takas yapardı. Artık bu devir de bitti, nicelik niteliğin önünde geçti. Toprakta yetişen ürünün besin değeri kimsenin umurunda değil, varsa yoksa verim ve biçim. İnsanları hibrit tohuma alıştırdılar, hatta devlet eliyle tarımı ıslah ediyoruz bahanesiyle köylüyü hibrit tohum kullanmaya zorladılar. Hibrit tohum nedir? Belirli özellikleri olan anne ve babalar seçilir, onlar özel ortamlarda melezlenir ve istenen özelliklere sahip, F1 denilen, birinci kuşak melez evlatlar elde edilir. Hibrit GDO demek değildir, aman karıştırmayalım. Ama, yerli tohum da değildir. Bu melezleme işini herkes yapamaz, büyük şirket olacaksın, büyük tesislerin, uzmanların, fabrikan, pazarlama ağın … olacak. Diyelim hibrit hıyar ektin. Diyelim ki, o hibrit hıyarı ektin, ürünleri bir güzerl sattın, bir kaç hıyarı da dalında bıraktın ki tohumunu alacaksın. (yani çekirdeklerini topladın, kuruttun, mendilinin içinde sakladın). O hibrit hıyarın tohumunu ekersen döl verir mi? İşte burada insanların kafası karışıyor. GDO ise hibritten farklı. Sadece bu tırtıl değil tabii, ne kadar böcek varsa çevrede, topluca transfer oluyorlar. Bir yerde GDO’lu soya tohumu mu satacaklar? O bölgedeki yerel soya fasulyesi tohumlarının patentini satın alıp, köylünün o tohumu kullanma şansını önlüyorlar (bunu Hindistan’da çok yaptılar mesela). Şirket geldi, kendi patentiyle ürettiği GDO’lu mısır tohumunu sana sattı, ama komşun almıyor, o GDO’ya direnenlerden. Sen mısırı ektin, mısır çiçeklenme dönemindeyken, rüzgarlar ve arılar aracılığı ile senin GDO’lu mısırının geni gitti komşunun mısırıyla mercimek fırında yaptı. Derler ki, Çin devleti yıllarca direndi GDO’lu pirinç tohumuna, buna karşılık tohum şirketleri kalktı uçaktan GDO’lu pirinç tohumu serpti pirinç tarlalarına ki, Çinlilerin yerel tohumları özelliğini kaybetsin, bunların tohumundan gen kapsın…. Birkaç yıl önce, ODTÜ’de bir doktora öğrencisi domates tohumları üzerine araştırma yapıyordu, piyasadan aldığı hibrit domates tohumlarının bir bölümünün GDO’lu çıktığını farketti, YÖK bu araştırmayı kabul etmedi, bakanlık sonuçları geri gönderdi, okul “ben görmedim” dedi, öğrenci korkudan sustu.. konu kapatıldı. Neden mısır ve mısır tohumu bu kadar önemli oldu? Çünkü, mısırdan şeker ve biyo dizel üretiliyor. Daha neler neler… Çünkü, “gıda güvenliği” diye bir şey var. Bu yazdıklarım kuşkusuz işin minik bir bölümü, konu çok daha karmaşık ve can sıkıcıdır aslında. İşin ucu doğal ekosistemlerin tahrip olmasına, büyük nüfus hareketlerine, sosyal çatışmalara, ekonomik krizlere kadar gider. Bunları görmemenin tek yolu, bu ip cambazı gibi medya maymunlarını ve vatansever (?) bürokratların marifetlerine kanıp, onların lakırdılarına inanma saflığında debelenmektir. Ki, bunu da pek güzel yapacak bir karakterimiz vardır. |
||
|
||
| Etiketler: GDO'da, Algı, Operasyonları, |
|
|
||
|