Yazı Detayı
08 Nisan 2016 - Cuma 16:49 Bu yazı 4036 kez okundu
 
Algı Operasyonu Nedir? Nasıl yapılıyor? (3)
H.Yahya Şekerci
 
 

 

IV Eş zamanlı göz ve kulak manipülasyonu
Söz konusu slogan haline getirilmiş fikirler düşünceler, içinde bulunduğumuz interaktif dünyanın nimetleriyle bezenip müzik ve görsellerle tesir gücü artırılır. Herhangi bir sözü düz bir şekilde yazıp asmak ile estetik bir çabayla, özenle hazırlanmış bir afiş haline getirmek arasındaki farka dikkat çekmek istiyorum burada. Görsellerde sarı-siyah, kırmızı-sarı, siyah-beyaz gibi renk dengelerini büyük bir hassasiyetle kullanıp afişte vereceğiniz mesajı, okuyucunun zihnine bir fotoğraf olarak servis etmek suretiyle gözleri istedikleri yöne baktırmaktır amaç. 

İmajlar dünyasının içine yönlendirilmiş ve kısmen de tabii olarak imajlar üzerinden düşünen, anlayan insanlar için kurulan dev prodüksiyonlar ‘büyüleyici’ bir etki oluşturabilir. Mesela IŞİD, yayınladığı pornografik videoları en gelişmiş kameralar ve en profesyonel ellerden çıktığı ilk bakışta belli olan çekim teknikleri ile yeryüzünün çeşitli coğrafyalarında kendine taraftar toplayabilir. Bu durum yürütülen savaş için rakipleri korkutmak, moral bozmak gibi anlamlara da gelir. Hayal edilmesi bile güç vahşilikler belli bir süre sonra kitleler tarafından olağan karşılanarak alıştırılır. 

Bir de müzik tabi. Sloganlarınız birer besteye ve vurucu şarkılara dönüştürülebilir. Bu da etki alanını, sempati alanını genişletecek bir unsurdur. Sanatın her türlüsü söz konusu psikolojik manipülasyona enstrüman olarak kullanılabilir. Örneğin toplum tarafından kabullenilmiş, kaliteli eserleriyle bilinen bir sanatçının/sanatçı grubunun üreteceği, kendi içinde hikâyesi olduğunu, bir dert üzerine yazıldığını çoğu zaman gözden kaçırdığımız “dağlara gel dağlara” türünden şarkılar da aynı amaca hizmet için kullanılabilir.
Şüphesiz tüm bu maddeleri sıralarken medyanın bu meseledeki yeri ve önemini es geçemeyiz. Basın yayın kuruluşlarının doğuşundan bugüne hep tartışıla gelen “medyanın gücü mü gücün medyası mı” sualleri oldukça çarpıcıdır. Sermayenin medya ile olan ilişkisi ile siyaset kurumu/yöneticilerin her iki gruba yakınlığı-uzaklığı, küresel ölçekte belirleyici olmuştur. Sermayedarlar, kimi zaman iktidarların dümen suyuna gidip mevcut stoklarını korumak için yöneticilerle iyi fotoğraflar verebilir; kimi zaman ise işler farklı seyreder. Ruppert Murdoch örneğinde olduğu gibi belli ülkelerde iktidarları, elindeki medya gücü marifetiyle belirleyen, istediğini öne çıkaran, istemediğini de ‘tu kaka’ ilan eden bir güce ulaştıysanız, artık iktidarlar size muhtaç olmuş demektir. Türkiye’de de benzeri bir durumu yıllarca gördük. Eşofmanıyla başbakan karşılayan/uğurlayan medya patronu resmi hepimizin hafızasındadır. 
Aşağıda madde madde sıralayacağımız unsurlar da bu minval üzere anlamlandırılabilir.


V ‘Kullan çek’

Belli bir memlekette bir medya organı kitleleri yönlendirme gücüne sahipse, yapacağı her haber, kullanacağı her görsel ya da işitsel materyal, takipçilerinin nezdinde mâkes bulabilir. Bunun farkında olan o medya da, adımlarını ona göre atar. 
Örneğin “Dağlıca ve 400” sözcüklerini aynı twet’te kullanırsanız, her ne kadar kısa bir süre sonra ‘sehven oldu’ deyip geri çekseniz de o artık belleklerdeki yerini almış, mesaj yerine çoktan ulaşmıştır. 
Özellikle sosyal medyanın anında kayıt alma ve yaygınlık kazandırma işlevi ‘kullan çek’ için en önemli zemindir. Atılan twit ya da instagram, facebook mesajı bir süre sonra kullanıcı tarafından silinse de alınan ekran görüntüleri hemen sonraki süreçte bu mecralarda yayılabilir. 
Yine IŞİD’in Türkiye içinde yaptığı faaliyetlerin haberini yayınlarken İHH’nın bir şubesinin resmini kullanıp sonrasında ise geri çekmek, bilinçli bir şekilde Türkiye’nin yüz akı olmuş bir kurumunu, IŞİD gibi zalim bir yapılanmayla anarak onu yıpratma çabasından başkası değildir. 
Kullan çek sadece ‘sehven’ yani ‘yanlışlıkla yapıldı’ imajı verilerek uygulanmaz. Bazı medya organlarının tv kanallarında örneğin 17-25 Aralık gibi darbe girişimlerinin haber veriliş şekillerinde bu yöntem kullanılır. Bunun için her bültende ‘ayakkabı kutusu’ gibi ‘para sayma makinesi’ gibi görüntüleri birkaç saniye bile vtr içine yerleştirmeniz yeterlidir. 

VI Zamanaşımı ve konjonktürel algı
Şartlara bağlı olma durumunun merkezde olduğu algı operasyonları, mevcut durumlar için geçerlidir ve zamanaşımına uğrayabilir. Yani, algıları yönlendirmek geleceğe dair bir kaygı taşısa da geçmişle ilişkili değildir. O an hangi durum varsa onun üzerinden gidilir. 
Örneğin geçmişin büyük vatanseverleri (!?) “bebekleri öldüren bir örgüt” diye tanımladıkları PKK’ya, Türkiye’nin çokça seyredilen Fox Tv gibi bir kanalının ana haber bülteninden teşekkür edebilir. Etrafa zarar verdikleri net olarak tespit edilen, farklı bir darbe yönetimini benimsedikleri aşikâr olan gezi eylemcileri, bu tip medya organları eliyle “çevreci cici çocuklar” olarak gösterilebilir. Bu örnekler, konjonktürün sadece dış politikada değil algı yönetmede de ne kadar önemli olduğunu göstermesi bakımından oldukça çarpıcıdır. 
Usame Bin Laden, 1980’lerde Sovyet-Afgan savaşı esnasında Sovyetlere karşı Afganların yanında savaşmıştı. O yıllarda ABD merkezli batı medyası, gazete sütunlarında Laden’i ‘özgürlük savaşçısı’ olarak takdim etmişti. Sonrasında ise el-Kaide’nin eylemleri, Laden’i başına milyonlarca dolar ödül konulan, dünyanın en azılı teröristi ve 1 numaralı aranan adamı kıldı. Aradan geçen yıllar içinde Sovyet tehlikesinin ortadan kalkması ve tek kutuplu dünya ilanları, şartları değiştirmiş ve yeni yol haritası mucibinde hareket edilmeye başlanmıştı. Yani Laden’in kahramanlığı zamanaşımına uğramıştı. 

Ad koyma/isnat etme/yaftalama/yeniden sıfatlandırma, bilimsellik zırhı ve istatistik veriler, meşruiyet oluşturma nasipse yarın.

 
Etiketler: Algı, Operasyonu, Nedir?, Nasıl, yapılıyor?, (3),
Yorumlar
Haber Yazılımı